Sıpam Gidiyor

Cuma günü üç aylığına yolluyoruz bakalım yâd ellere.

Biraz Almanya, bolca İspanya. Almanya gezmek, yeğenini amcasını görmek için, İspanya dil okulu için. İspanyolca’ya el attığı içim bizim chico, bir de şu dilin belini kırayım da geleyim niyetindeydi bir yıldır. okul ara, iyisini bul, yazışmalar, yer ayarlamalar, vizeler, biletler derken bu hafta da alışverişler kısmını bitirip – oh diyoruz burada, alışveriş zor iş AVM’lerde .bi kere ben Bir hava burcu insanı olarak havasız ortamda ağzım ayrılırcasına esneme krizine tutuluyorum. bunuuoooonnnn 30’u varmıuuuuaaaauuuu şeklinde yüzlerine esneye esneye taciz ettiğim tüm satış görevlisi arkadaşlardan bir de buradan özür dilerim.  kocaman bir markanın kocaman bir AVM’nin kocaman tükkanın da 2 -yazıyla iki- soyunma kabininin olduğunu öğrendiğim an azıcık şirretleşsem de sıpanın sakiiiiin uyarılarıyla sabır moduna geçip alış veriş kısmını da tamamladık ya ohhhh-

ay dur, bu alışverişlerden birinde de şu oldu, yazayım. bir kasa kuyruğundayım, önümde turuncu mavi saçlı şimdilerin çoook tarzzz diye adlandırdıkları hipster falan da diyorlar bunlara sanırım bir müşteri kızcağız var. kasa görevlisi de mavi gri saçlı bir hips. neyse, müşteri hips epey bir parça ile kasaya yanaştı, yani epey vakit alacak işlemler. birbirlerine bir yakındaşlık duydularsa demek ki hemen sohbet. ama sohbeti sürdürmeye çalışan daha çok kasa görevlisi. sohbet sürsün diye de müşteri olan hipse bir övgüler bir övgüler. saçlar üzerinden dönüyor sohbet daha çok. ben de mavi yaptım da ama sizinki de pek güzelmiş de falan havada uçuşuyor iltifatlar. müşteri olan iltifat almaya çok alışkın belli. ama pek iltifat bilmiyor. içim zaten bi kötü oldu kasa görevlisi hipsten yana. sırada müşteri hipse saydırıyorum içimden “ukala da, kendini beğenmiş de, n’olurdu sen de iki güzel kelam etsendi” falan diye. müşteri hipsin işlemleri bitti bitiyor, bir anda mevzu yine saç rengine geldi. kasa görevlisi hips torbaları uzattı  o anda iltifat almayı sevip etmeyen öküz müşteri hipsimiz nihayet lütfen ” ama sizin renk de iyiymiş” gibi bi şeyler geveleyip torbalarla vınladı. bizim kasa görevlisi hips kredi kartı slipini kasadaki yerine yerleştiriyor kafa eğik, iltifatı duyup anında ışıltılı gözler ve “ay gerçekten miii” nidası ile kafayı bi kaldırdı ki ben varım karşısında. böyle bi kaldık bi an, ben tabii sektirmeden” valla sizinki daha güzel” diyerek elimdekileri kasa görevlisi hipse uzattım. kızcağız kıçını dönüp giden müşteri hipsi uzaktan kırgın gözlerle izleyerek içini çeke çeke – yok abarttım burayı biraz, çekmedi içini falan- ama ağlasaydı hazırdım valla, hooop kasa kısmına geçip sarılıp “ay kız  seninki daha güzel, hem o öküz be, boşver” diye diye avutacaktım. o kadar fena oldum.

niye yazdın bunu elektra? e anacım, iltifat duymak isteyene iltifatı eksik etmeyin bi zahmet ya, dilinize mi yapışır spotuyla bitirmek için.

peki.

ders bitti.

Dönelim sıpaya, gidiyor demiş miydim?

insan hengamede anlamıyor da, ne kadar koca kazık olsa da ve ne kadar 3 ay sonra yamacıma dönecek olduğunu bilsem de  hengame bitip de gidişe geri sayım başlayınca içim cız burnum sız durumlardayım bir kaç gündür. bi kere ev sessizleşiyor, bu kısım her bir yerlere gittiğinde en çok koyan kısım. neyse, bir haftaya alışırız. 😦

benim iş de haftaya cuma tatile gireceğinden döne yana listeler yapıyorum kendime yaz için, diziler, filmler, kitaplar. yoksa valla vakit geçmez. Binoche’la oyna oyna nereye kadar? temizlik yap yap nereye kadar? e bi de yüzünü göstermeyip bize fena sürprizler hazırladığından deli gibi korktuğum yaz sıcakları var. o zaman serilip izlenecek şeyler olsun elimin altında diy mi ama?

mesela şunu izledim geçenlerde, bir İtalyan filmi, Perfetti sconosciuti    İlginç bir insan ilişkileri filmiydi. Her şeyden önce İtalyanca ❤ çık siviyirim.

Bir tane de diziden bahsedeyim de gidip kahvemi içeyim. Doctor  Foster. Cağnım BBC dizileri. Bu da ilişkiler üzerine bir dizi. mini dizi olarak kurgulanmış, sonra beğenilince 2. sezon onayı almış ama belli değil 2. sezon takvimi hâlâ . aldım takibe, 2. sezon başlarsa haber ederim. 5 bölümlük bir dizi. sonlara doğru deliren kadın nasıl deliriri pek bir keyifle izledim 🙂

İşte böyle. bu gecede ütüleri falan yaparken bir film daha izleyeyim diyorum ya, bakalım. Sıpa erken gelirse ona sarılıp oturmayı tercih edebilirim.

Dip not: Hırka epey bitti. önler, arka tamam, bir kol tamam. Korkumdan birleştiremiyorum bi dudağı yerde bi dudağı gökte bir hırka olacak diye. birleştirmeyip yapıştırsam mı acaba?

 

Reklamlar

Sıpam Gidiyor” üzerine 3 düşünce

  1. allah kavuştursun canikom 🙂 ama ne güzel yapmış senin sıpa, afferin valla ona.

    şu dizi önerini yaz için yazdım bir kenara, bakiciim 🙂

    • Teşekkürler Şulem . İyi yaptı yapmasına da üç gündür hasta kör kütük oradan yazdıkça içimmm gidiyor. hoff. Allahtan şu anda amcasının yanında ve yengesi doktor 🙂 başka türlü olaydı ben şu an sınır kapısında “başlarım lan vizenizeeeee çocuuuum hastaaaaa ” çığlıklarıyla sosyal medyaya çoktan düşmüştüm 😛

      Doctor Foster mini serie tadında, kıvamı güzel dizi bence. Bak bak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: