Annem Geldi

pat diye.
sürpriz denileninden.
Öyle mutlu oldum ki, ne yazsam yavan kalır. Mutlu oldum yazıyorum o nedenle.
annemin gelmesinden çok gelebilmesi mutlu etti.
çıkamıyordu annem bir süredir babamın ölümünden sonra.
bir korku, bir kaygı, bir titreme halleri vardı ama titreme öyle böyle değil. azıcık sahile yürümeye falan bile götürsek Mudanya’ya ayakları boşalmalı, elleri deprem gibi sallamalı bir titreme. onu üzen, bizi başımızı başka yöne çevirip dişimizi sıkıp küfrettiren hayatın annemde bıraktığı tortuya falan.
neyse.
aslan annem, kaplan annem. gitti, tedavi de oldu, kendi kendine telkinlerle falan, hem de bırakın beni ben bunu halledicem diye diye halletti valla.
iyiydi biliyorduk da kendi başına yola çıkıp sürpriz yapmasını beklemiyorduk. bu nedenle aklımızı çıldırdık abla kardeş annemizi kapıda görünce.
-hep beraber anneme bir affeeeeriiiin çekiyoruz burada. teşekkürler.-
tabii bu ben hallettim işte bak gördünüz mü’nün ödülü olarak bizi çeke çeke ne zamandır gelemediği İstanbul’lardaki eş dost ahbap gezmesine götürmesine de gıkımızı çıkaramadık.
Cumartesi kuzenime gittik. teyzesi olarak ilk ona giderek onu onurlandırmış. öyle diyor. yerim ❤
pazar günü ise inanılır gibi değil ama, ablam 1,5 yaşındayken benimse ana karnında iken taşındığımız evden komşusuna götürdü bizi çeke çeke Yedikule'ye. eskiden mektuplar, sonrasında telefonlar sonrasında arada sırada ziyaretlerle sürdürdükleri bir dostlukları var hala. anlamam mümkün değil. ben bu ananın kızı değilim ya da. zira ben ilişkileri sürdürmede çok beceriksiz ve tembelim. neyse Yedikule'deki essssskiiii komşumuzun çolucuğu çocuğu torunu tombağı hepsi bizi bekliyordu. kendimi eski türkiye insan ilişkileri içinde buluverdim. zira günümüzde insanlar analarını babalarını bile böyle karşılamıyor ayol. çok hislendim bir yandan da. çocukluğuma, müsaitseniz annemler size gelecek yıllarına döndüm yemin ederim. tabiy sonra iş benim bebekliğime aman da ne kadar da tombul olduğuma falan gelince keyfim kaçtı ama. kızmadım da çok. insanlar almışlar hafızalarında saklamışlar ailemizi sevgiyle, "kardeşim ne açıyonuz şimdi kat kat göbeği,gıdıyı, bıngıl bıngıl meme mevzuunu falan" diye çemkirip hazırlanan sofrayı kafalarına geçirmem yakışık almazdı. eheh deyip sustum. tek üzüntüm o güne dair, yağmurluydu hava, analı kızlı azıcık yedikule gezeriz hayalini gerçekleştiremedik. olsun, annem yine gelir yine gideriz.

bu arada her gün biz de üzerindeki gezmeli tozmalı hal gitmesin diye teşvik ediyoruz annemi tabii. hadi şuraya da hadi buraya da diye. birazdan işten çıkacağım. aradım annemi "gel Beşiktaş yapalım, çarşı pazar gezeriz, hava da güzel" dedim, azıcık kıvırdı. "ay dizim şişmiş benim" dedi. bahardanmış. gideyim de annemlerin gurbette gezip dönüp geldikten sonra İstanbul'da oturdukları evden son komşusuna akşamüstü çayına gitmeye ikna edeyim. artık orada da Liseli ergen elektra'nın hallerini dinlerim komşudan nabalım. anamız gelmiş, çekicez.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: