Ütü Filmlerim

var benim. Ütü yaparken ince çalışman gereken parçalara dikkatini verdiğinde sahne kaçırsan da bir şey kaybetmezsin türünden filmler. hatta çok ince çalışılacak parçalar birikmişse ütülenmek için – misal bir sürü gömlek- türkçe seslendirmeli ve hatta doğrudan 5. sınıf türk filmleri . – ingilizcesi zayıf-

Dün gece ütü yapmak zorunda olduğumdan

5 makine falan birikmişti ve üzerine iki makine daha çamaşır gelirse hepsini balkondan aşağı savurmak dürtüsüne  engel olamayacakmışım gibi geliyordu

bir film bulayım dedim. işten çıkmadan önce bir kaç google tıklaması.

yine eski yıllardan atlamış olduğum bir film olsun istedim ve  genelde o ağzına sığmayan dilini alt dişine dayayıp konuştuğunu düşünüp buna ziyadesi ile sinir olsam da  ve izlerken ağzına ağzına vurma isteği ile dolsam da  Keira Knightley’nin baş rolde olduğu 2010 yapımı LAST NİGHT   filminde karar kıldım.

altı üstü ütü filmleri etiketine eklerim yaa, n’olcek. diye başladım filme. sonra bir ara ütü masasının üstü çayım, fıstığım, çekirdeğim, kültablamla dolmuş, hasır taburemde oturup film izlerken buldum kendimi.  yok yok, ütüyü de bitirdim tabii . Fena film değil demek bu benim lugatta.

İlişkiler, sadakat, aldatma, aşk üzerine bir film.

Keira , -o ağzını görmemeye çalıştım yine. – Zarif bir hatun, kabul etmek lazım. Ama diyalog sahnelerinde ağzını böyle açık unutuşu var ya, hani standardı onun rollemelerinin, hani dil alt damağa basılı da aralık kalıyor da gülmekle gülmemek arası bir mimik, hah o anlarda bu sefer benim Binoche kızın kuduruk oyunlar oynarken bizimle, heyecandan çenesinin  kasılıp ağzının açık kaldığı anlarına benzettim 🙂 Evet,Keira’yı sevemiyorum, zarif dedim işte daha ne.

Eva Mendes vardı bir de filmde. İlginçtir, bu kadar sakin oynadığı bir rolde izlememiştim. Ha tabii seksiliğinden mütevellit kadına giden rol tekliflerinde sıkıntı vardır da, o da filmografisinde farklı bir rol olduğunun farkına varıp hakkını vermeye çalışmış. Biraz daha gürbüz olsa,  halkımızın sevdiği türden etli butlu gerdanı güzel  THM  kadın koro sanatçısına benzetiyorum ben bu kadınceyizi ya 🙂 Yuh denir tabii bu benzetmeye ve Eva gibi bir hatuna kadınceyiz dememe, aldırmıyorum.  Hatta isim de vereyim, Hülya Süer 😛

Sam Worthington vardı. İlk kez izliyorum sandım, ama bir yandan da ya ben bunu bir yerde daha böyle odun gibi rol kesemezken görmüştüm dedim durdum. Haklıymışım, Yazın izlediğim Cakete de oynamış.

Bir de hoş fransız katalım filme kadrosundan da Guillaume Canet  Onu da sadece Bir Aradayız Hepsi Bu filminde Audrey Tautou karşısında izlemiştim. Yani sanırım. Bazen ne bulursam izleme dönemlerinde başka filmlerini de izlemiş olabilirim. Ama öyle dönemlere denk gelen filmler hafızamda pek kalmıyor. Günde 3 falan izleyince her şey birbirine giriyor haliyle.

Neyse, ütüler bitti. Güzel de bir film izlendi. E bloga da yazı çıktı. Daha ne olsun.

Bu gece de Hakan’la The Martian‘ı izlemek üzere sözleştik. Sıpamız dağa gitti de kampa, ana baba kişileri olarak evdeki ıssızlığı filmlerle görmezden gelmeye çalışıyoruz. 😦  bu dağcılık mevzuusunun bende yarattığı tahribatı da ayrıca konuşalım be blog. bu çocuk niye böyle yapıyor bilmem ki, git dans klübüne gir, CEO yetiştiren klüplere gir de mi? nerden çıktı dağcılık klubü. Ay çok darlanıyorum düşündükçe – 

-Bu da ne acayip ha. çocuk yokken kurduğun iki kişilik hayatı çocuk gelir dibinden sarsar. Çocuktan gizli ağlaşırsın ana baba kenarda ” hüüü şunu yapardık, bunu yapardık, artık yapamıyoruzz, ama çok tatlı tamam da biz n’olcaaz” falan. sonra biter o ağlaşmalar, su akar yatağını bulur 3-4, artık kaç kişilikse yeni hayat kurulur da rutin bile olur. sonra? aaa, çocuk pat diye hayatınızdan yavaş yavaş çıkacağının, kendi hayatını kuracağının sinyallerini vermeye başlar. hooop, ana baba kişisi yine çocuğa çaktırmadan kenarda ağlaşmaya başlar. ” hüüüü, o olsaydı şunu yapardık bunu yapardık, napcaz şimdi o olmayınca böyle yalnızzz . 🙂 Bildiğin komik bir durum 🙂  sanırım üçüncü aşama, seni arayıp  “bu hafta sonu sizinleyim canlarıııım” deyip müjdeli bir haber bahşettiğini sanan  çocuğa telefonda “aaaayyyyy yaşasın” deyip telefonu kapayınca ” geliyo yine yaaaa, oysa ne güzel battaniye altı film gecesi yapacaktık” aşaması.

Neyse,buyrun Last Night’tan tadımlık.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: