Yaşgünüymüş mahsun kalmasın dedim

dün wordpress ekibi sağolsun mesaj atmışlar 7 yıl oldu elektra, kutlu olsun diye. Şaşırdım bir an o kadar olmadı wordpress’te diye ama sonra hatırladım, blogspotu yedeklemek için açmıştım ilk blogspot yasağında. burayı sadece blogspottaki yazıları yorumları aktardığım bir yer olarak kullanıyordum. sonra bir de virüs mü ne dadanmıştı blogspota tepem atıp orayı kilitleyip temelli buraya taşınmıştım. zaten blogdan elimi falan çekmeye başladığım bir dönemdi, burayla ilk önce pek samimi olamadık açıkçası.

Neyse, öyle ya da böyle aramızı düzelttik burasıyla da. Hem olgun dönemime 😛 – böğhhhhh lafa gel hele- denk geldi, mecbur olmadan isteyerek uğradığım yazlık evim gibi davranıyorum kendisine. Canım istiyor coşturuyorum odalarını, balkonunu falan, canım istiyor eşyaların üzerine patiska örtülerini örtüp bırakıyorum karanlık, ılık bir ev olarak.

seviyorum artık burasını, blogspottaki bazı pratik yöntemlerime hala ulaşamıyorum burada teknik olarak ama,  olsun, zaten hangi yazlık ev tam anlamıyla donanımlıdır ki? hep bir eksik, hep bir dur bir dahakine şunu da getireyim planı, projesi 🙂

burası yedi yıl olduysa demek bir dokuz yılı var bloggerlığımızın. Vay be!

kendim için yaptığım en iyi işlerden biri blog yapmak.

yazmak güzel, yazdığına ses almak güzel. Dostlar edinmek güzel. İçini dökmek şahane. mırıldamak, not düşmek, tanık kılmak, kayıt düşmek. ne derseniz deyin.

ne bloglar görüyorum gezinirken, nasıl istikrarlı, nasıl proje ürünü. Başlamış ve adım adım bir şeye evrilmiş. ya kitaba, ya satış sitesine, ya bir markaya. bir şeye ama.

ben ve burada olduğunu bilmekten keyif duyduğum dostlarım sadece yazmışız. blog sadece günlüğümüz olmuş bizim.

Onlarınki yanlış bizimki doğru demiyorum ya da tüh biz niye ıskaladık böyle bir şeye dönüşmeyi de kast etmiyorum.

sadece blog benim için ne onu saptıyorum.

blog benim için hep ben. bunalımı, neşesi, işi, sıpası, hakan’ı, yediği, içtiği, yaptığı, çektiği. ben…

ay uzattım.

çok güzel bir pazar sabahına uyandım. dün geceden yağan yağmurun serinliği ile balkonda kahve- kitap ayinimi gerçekleştirdim.

geceden şekerlediğim vişnelerden reçelimi yaptım.

tam iki buçuk kavanoz ekşili tatlılı ve benden beklenmeyecek kadar kıvamlı bir reçel yaptığıma ben de şaştım 🙂

canım biraz fotoğraf düzenlemek istedi, lightroom öğrenmeye çalışıyorum. Çok da gerekli değil ama, heves işte. ve sen de bilirsin blog ben pek bir heveskârımdır. o hevesten bu hevese zıp zıp zıplarım.

dedim sonra dur blogumun yaşgününü kutlayayım, ve en yeşillerinden üç beş fotoğraf koyayım hediye olarak.

herkese canı ne istiyorsa onun olduğu bir pazar dilerim.

dur doğum günü şerefine bir de öpeyim herkesi 🙂 elektra (1 of 1)

elektra1 (1 of 1)

elektra2 (1 of 1)

elektra3 (1 of 1)

Reklamlar

Yaşgünüymüş mahsun kalmasın dedim” üzerine 6 düşünce

  1. Nice yıllara olsun Elektram, blog benim için de senin düşündüğün gibi. Siz dostları kazandırması bile yeter. 21 Ağustos’ta becerebilirsem 4 günlüğüne İstanbul’da olacağım belki bir fırsat yaratırız görüşmek için 🙂

    • Sağolasın örtmenim, evet iyi ki de sizleri buldum bloglar sayesinde. Ve 21’inde iş başlamış olacak ama akşamüstleri İstanbul şahane olur biliyor musun? :)) ayarlayalım bence de mutlaka. Sevgiler.

  2. blog, hem kişisel tarihimize not düşmek, günlük tutmak gibi çok güzel bir imkan tanıdı bize, hem de birbirimizi bulduk biz blog sayesinde. daha ne olsun şekerim 🙂 ben sizinle birlikteyken, kendimi “bir laz, bir fransız, bir alman ve bir ingiliz bir gün konuşuyorlarmış” diye başlayan fıkralardaki çeşitliliğin içinde buluyorum sanki 🙂 Bu kadar farklı meslek gruplarından bir grup kadın nasıl biraya geldik diye hem şaşırıyorum hem de müthiş mutlu oluyorum 🙂 sözün özü: “iyi ki blogger olmuşsun elektram”. canımsın…

    • Valla bloggerlığın sadece yazmak ve sizi bulmak kısmının güzelliği için direnip duruyoruz bloglarımızda kalmaya be Şulem 🙂 yoksa her yerde birlikteyiz işte, eskisi gibi bakalım neler yapmışı merak edip de tıkladığımız yerler değil artık bloglarımız. Ama ben kurcalamayı sürdürüyorum yeni blogları, çok hevesli ve çok hoş işler çıkaran bloglar var hala. bu da güzel.
      Bu arada ben fransız kontenjanının kpabilir miyim hemen, n’oluuuuur? 😛 beş benzemez mi ne bir kural vardı matematikte miydi, duruma uyar mı hiç bilemedim ama şimdi aklıma o düştü valla senin yorumunu okuyunca. iyi ki varsın Şulem, öperim seni çok. bana benzemeyen her özelliğin için teşekkür ederim 😀 Zenginiz işte böyle.

  3. Bu yazıyı görmemişim Elektram, çok uzun yıllar okuyalım yazılarını, yaşlanınca da köyüne götürürsün bizi, Yeni Zelanda’ya bağlıydı di mi köy : D

    • Ah Serpilcim, öyle bir yoğun başladım ki sezona, buralara bakamaz oldum. Kendimi affettirmek için söz seni Yeni Zelandadaki köyüme aldıracağım 🙂 Çok teşekkür ederim, öperim çok çok.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: