bak

seansımda bir Associated Press fotorafçısına denk geldim sayfalardan birin de.

Ürdün’lü bir fotoğrafçı    Muhammed Muheisen

 

1367690522_13-640x426

 

1367690522_16-640x426

 

1367690522_17-640x416

dursun burada  izlemenin keyif verdiği biri olarak.

Bu fotoğraflar Pakistan’da çekilmiş.

Bir de İran’lı yönetmenlerimden Asghar Farhadi ile ilgili bir not düşüp kaçayım işe güce.

Yalan değil, onu Jodaeiye Nader az Simin‘la tanıdım. geç keşif yani. Sonra geçenlerde de bahsettğim “Le passé  ile devam etti izlemem, sonra bu iki filme göre daha eski olan Darbareye Elly’yi izledim ki, bence en etkili filmi buydu.  Sonra dün gece iyice geriye gidip 2004 yapımı Shah-re ziba yı izledim. Güzeldi bu da. Diğer filmleri kadar değil, ama güzeldi.

Beni asıl etkileyen ise film boyunca 60’lı yıllar türk sineması izliyor gibi olmamdı.

yok, elbette konu değil, ama ruh mu desem? Mesela Firuze’nin evinin olduğu sokak, önünden geçen tren yolu, kenardaki derme çatma bakkal, evin önündeki tozlu alanda top oynayan küçük çocuklar, mavi boyalı pencere çerçeveleri, tüller… hep bahsettiğim dönemin en sevilen film mekanlarından samatya, yedikule, kocamustafapaşa’yı düşündürdü bana. Diğer bir etken de oyunculuk tarzları sanırım. Sadri Alışık’lı, Türkan Şoray’lı Ayla Algan’lı, Muhterem Nur’lu filmleri hatırlayın, anlatamıyorum ama anlarsınız onları düşününce. Başrolde oynayan kadın oyuncu bir de, Taraneh  Alidoosti imiş, ev içindeyken yemenisini başının önüne çekip sonra geriye atışıydı sanırım ilk  çağrıştıran, sonrasında film boyu bu çağrışım nedeniyle hep Türkan Şoray’ın o salon kadını rollerinin dışındaki filmlerindeki halini aklıma düşürdü.

Bakınız ablamıza:

MCDBECI EC005

Kısacası güzeldi. Böylece Asghar serisini tamamlamaya da  bir adım kaldı  bu filmi izleyince. Geriye sadece A Saperation’un öncülü diye anlatılan  Chaharshanbe-soori     kaldı. Onu da belki bu gece izlerim .

Asghar’ın popülerliğinden etkilendiğimiz için bizi suçlayan bazı iran sineması hayranları kızıyor efendim, şuymuş: Asghar zaten Ghobadi veya Mejidi veya Kierostiami ile kurulmuş bir geleneğin üzerine oturmuştur. Asghar deyip durmayın diyorlar.

Ama anacım, ben onları da pek seviyorum ki zaten. 😀

Elektra, sinema keyfinizin pek bilmiş sinefillerce bozulmadığı günler diler. 😉

Reklamlar

bak” üzerine 2 düşünce

  1. Arkadaşı ben de pek sevirem, bu yıl Altın Portakal’da konuktu. Beraberinde Bir Ayrılık’ın güzel Simin’i Leila Hatami ve gerçek hayatta da kocası olan Ali Mosaffa’da vardı. Ah o Leila’nın güzelliği, bir içim su mubarek. Ali Mosaffa da hiç fene sayılmaz hani 🙂
    İran sinemasını seviyorum, sana da iyi seyirler diliyorum…

  2. İran filmlerini izlemek, daha önce de yazmaya çalışmıştım belki de dilin o güzel armonisi nedeniyle bana çok keyif veriyor örtmenim. Ve evet, kadınlar çok güzel. Erkeklerin de hakkını yemeyelim 😉 Sana da keyifli seyirler örtmenim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: