Eski kafalı

bir kadın olduğumu hiç düşünmedim.
eskileri de sevmem zaten.
biriktiren, şunun da anısı var, buna da şunun eli değmişti insanlarından olmadım hiçbir zaman.
eski eşyanın bir enerjisi kesinlikle var ve beni yoruyor. iyi gelmiyor bana.

neyse, not düşeceğim şeyin şu an yazının kendini evirmeye çalıştığı yerle ilgisi yok. dizginleri elime almalıyım.

ne diyordum?

dün sinema gecemizde – öyle yaptık uzun süredir, cumartesileri evcek sinema gecemiz – genelde aksiyon, komedi ya da işte böyle macera filmleri seçiyoruz. fazla zihnimizi yormadan izleyebileceğimiz, filmi izlerken mutfağa cips koymaya da gitsek bir şey kaçırmayacağımız, arada film üzerine geyik yapıp az vakit bulabildiğimiz çekirdek aile sohbeti de edebileceğimiz filmler. dün sıpa dedi ki, ” HER filmini izleyelim”. olur. izleyelim dedik.
aslında azıcık oradan buradan övgüsünü duyduğum ve izlerim diye hakkında yazılanları okumadığım bir film. filmle ilgili yorumları okuyunca zevki kaçıyor da.
İzledik.

hmmm, iyi güzel, ilginç, derken çat! sanal seks olayına girdi bizim film. sen bizim ev bir kalabalıklaş. arkadaş, içimden annem çıktı babam çıktı. sevişme sahnelerinde annem mutfağa kaçardı biz de izliyorsak, babam zaten direk kanal değiştirir kendince sevişme ne zaman bitmiştire karar verirse o zaman dönerdi filme.

HER’i izlediniz mi bilmiyorum? öyle görsel bir sevişme sahnesi zaten yok da işte diyaloglar başladı, aaa, bir baktım rahatsız oluyorum. aaa, bir baktım kendimi mutfağa portakal soymaya yollamışım.
ilginç bir karmaşaydı yaşadığım. bir yanım kendime kızıyor, normalleştirme stratejisine aykırı davrandığım için, bir yanım gidip çat diye kapamak istiyor. böyle bir garip rahatsız haller.
Oysa filmin genel kurgusunda hiç de bayağıca ele alınmamış söz konusu içerik. yani öyle ucuz bir şey yok. üstelik sıpa filmin içinde film gibi algılamayı başarmış hakanla bir geyik içerisinde olayı geçiştirmiş bile. bir rahatsızlık bende yani anlayacağınız.
neyse, işte dün gecenin kazı raporu da bu oldu kendimle ilgili. yok anacım, ben eski kafa imişim. sıpa büyürken içimi deşip çıkardığım kendimle ilgili keşiflerim bugünlük bu kadar. daha neler göreceğiz bakalım.

bunları yazarken ofisten ve kulağımda sanki ofiste değilmişim de bir tepeden vadiye bakıyormuşum gibi hissetmemi sağlayan şu müzikle aranıza katıldım.

elektra hepinizin çocuklarınızın büyüme sürecini kolayca atlatmanızı diler. haydi vadiye bakalım.

Reklamlar

Eski kafalı” üzerine 4 düşünce

  1. benim böyle zamanlarda içimden babam çıkıyor 🙂 konuşur, komik yorumlar yapardı böyle sahnelerde. ben de aynı yolu izliyorum. sonra kendi halime kendim gülüyorum. ozan sakin sakin izliyor oluyor çünkü 🙂

  2. ay evet ya, panik yapacak bir şey yok aslında. ve hatırla anamız babamız bize bunu yaparken nasıl komik görünüyordular gözümüze :)) biz de öyle işte. ama n’abayım elimde değil 😀

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: