BİR DÜĞÜN GECESİ

2012-11-15_1353013437

ne kadar isterdim öykü yazabilmeyi.
yazabildiğim anca işte blog bıdırdanmaları.
kaptır parmağı gitsin.
kısır anlat, sıpa anlat, işten dert yan.
oysa az önce rast geldiğim şu müziğin aklıma düşürdüğü öyküyü yazabilmeyi çok isterdim.
sevdiği kızın düğününe gidip masa altından dağıtılan 3. sınıf meyve suyuna votka katıp ah çeken delikanlının, yeni damadın kollarında ilk dansını yapan sevdiğinin gözlerine son bir kez bakıp yere düşüp sızdığını yazardım mesela.
o yere düştüğünde içi endişe ile hop eden meryem’in hikayesini de eklerdim kıyıcığa.
meryem canım.
bizim sızan salak aşığın üst kat komşusu.
bu düğün haberine nasıl da sevindiğini zaten bizim salak aşık yere kapaklanınca hop eden kalbini yazınca okuyucu anlamış olurdu.
kalpsiz gelininin de bir kalbi oduğunu ise gözlere zum eden bir tek cümlede geçen damla ile aktara da bilirdim belki.
artık kalemimin inceliğine bağlı tabii o.
ama düğün salonunun o sarımtrak dumanlı ortamı için bu müziği nasıl ekleyebileceğimi bilemedim.
bari müziği ekleyeyim, gittiğiniz o eski düğün salonları varsa onları hatırlayıp canlandırın kafanızda yazamayacağım hikayemi siz.
buyrun.

elektra öykülü geceler diler.

Reklamlar

BİR DÜĞÜN GECESİ” üzerine 2 düşünce

  1. Benim en çok kıskandığım insan türü iyi kitapları yazanlar, ne harika bir his olmalı ve de ne zor bir şey
    Bizim mahallede bir düğün salonu var bu nedenle mahalle zaman zaman çok hareketli, hatta düğün salonunun tam karşısındaki apartmanda bir İngiliz arkadaşım oturuyor, tabii onun için çok ilginç bir seyirlik. Bana sormuştu bir keresinde, ” Bütün gece ne güzel eğleniyorlar ama düğün çıkışı mutlaka bir kavga çıkıyor neden acaba”, diye 🙂
    Yorum görünümlü mektubumun sonuna gelirken seni çok öperim Elektram.

  2. Günaydın Serpilcim, nasılsın?
    Ben zaten yazıda ne düşündüğümü anlattım yazar taifesi ile ilgili olarak. alenen kıskançlık aslında benim de hissettiğim kendilerine karşı 😛 böyle süslü duygusal yazmışım ama ölesiye kıskançlık aslında duygu 🙂
    Bir İngiliz’in düğün salonu karşısında oturması kadar trajik bir sosoyolojik tesadüf olamaz gibi geldi bana. okuduğum andan beri gülüyorum. Bir İngiliz’in evinin camından düğün salonu çıkışı kavgaları soğukkanlı bir biçimde izleyip de anlamaya çalışması videosu dönüyor şu an kafamda ve gülmem durmuyor. Yazık ya. bir de sen tabii. nasıl açıklanır ki adamceyize ya hu 🙂
    bana hep mektup yaz Serpilim, çok öperim sevgiyle :))

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: