SİS KAPLAYINCA KENTİ

sabah yolda olmak daha çok hoşuma gidiyor.
Sisin içinde yol alırken servis, hele de Haliç Köprüsünden geçerken, çocuk gibi burnumu cama dayayıp Haliç’e bakıyorum.
Çabucak olup bitiyor tabii her şey.
ama hayal gücü de bunun için yok mu zaten.
Eyüp sırtlarında bir hayalet dolaşıyordu bu sabah.
hoooooooo .:)

Aslında şu aylarda sis demek ne demek biliyoruz di mi?
Öğlen üzerimizdeki kıyafetlere bakıp bakıp üzerimizi yırtmak isteği ile dolacağız.
demedi demeyin ve elbiselerinizi yırtmayın.
çok ayıp bir şey.

Sabah uyandığımda çok çok çok erken oluyor.
saati demeyeyim hepimiz oturup ağlarız, yazının da suyu çıkar.
hazırlanıp aspiratör önü kahve sigara kendini güne hazırlama ritüeli ve sıpayı Hakan’ı uykularında öpüp gitme.
sabahlarımızın hikayesi bu.
ama bu sıralar eğlenceli başka bir oyun eklendi sabahlarımıa.
Sabah sıpayı öpmek için odasına girdiğimde odanın orasında burasında yere fırlatılmış eşyalara takılmak ya da onların ayağıma batmaları suretiyle ciyaklamak gibi bir eğlence eklendi, ki yaşarken pek keyifli olmayabiliyor.
Sıpa gece uykuya dalma dalmama arasında aklına gelen her proje, aklına gelen her hatırlatma için yere bir eşya atıyormuş .
sabah o attığı şeyleri görünce önce bir “bunlar niye yerde?” diye sorup kendine, sonra küt hatırlıyormuş o projeyi ya da hatırlaması gereken işi.
e güzel.
ama yere küçük şeyler at di mi eşek gözlü güzel sıpam?
bu sabah odanın ortasındaki

images

şu şeye çarpmak suretiyle başparmağımı perte çıkardım.
ama gık dedim mi?
demedim?
neme lazım aklına gelen proje bütün insanlığı kurtaracak bir şeydir.
elleşmiyorum sıpaya.
atsın bakalım onu bunu yere.
ama dedim “ısınmayan hava projesi yap bana sıpam “dedim.
“bak bahar geliyor, ardı yaz.
hırt anne güzel olmuyor di mi annem ” dedim.
bakmayın sıpam falan yapıştı ağzıma da, adam o ayağımı çaktığım şeylerle oynuyor artık.
yani blog, beraber büyüttük sıpayı be.
ağlayabiliriz şimdi, dağılalım.

Reklamlar

SİS KAPLAYINCA KENTİ” üzerine 13 düşünce

  1. Bayıldım! Çok mantıklı buldum senin oğlanın fikrini; hani şu, yatarken aklındakini sabah yere atılan eşyalarla hatırlama şeyini;) Aklıma lüzumsuz zamanda gelen şeyleri unutmamak için ben de türlü türlü fikirler geliştirirdim, nöbette uzanmışken aklıma geldiyse daha zordu işim, peçeteye saçma kelimeler karalardım, çantamdaki bir eşyayı sandalye üzerine bırakırdım, sonra da bu ne, neden burada bu, ne yazmışım şimdi buraya, niye yazmışım diye sayıklar dururdum. Yere eşya atmak iyiymiş;) Eh, sen de birazcık dikkatli olmalısın şekerim, büyük fikirler kolay bulunmuyor;p

    Seni ve oğlunu öpüyorum, çok sevgiler;)

    • Valla bana da pek mantıklı geldi. Gurur duydum, his yaptım falan da ayağıma batmasalar ya da ayağımı çarpmasam sabahın köründe daha da mutlu olacağım Justine’im ya :)) eskiden ben de senin gibi oraya buraya notlar alıp sonra bir çay ya da kahve koyup kendime düşünür dururdum ben bana ne diyorum acaba diye. sonra koyverdim gitti kendime not bırakmayı. çok çok yüzüğün parmağını değiştirmece yapıyorum, ama olay geçtikten sonra fark ediyorum yüzüğün farklı parmakta olduğunu. 😛 Biz en iyisi benim sıpanın yöntemiyle evin her köşesine bir şeyler atalım hep. çok mantıklı, çok mantıklı.
      Ben de seni öperim, oğlanı bilmem. Bu sıra pek bir nemrut öpme öptürme
      konularında:.

  2. :))) Bak sen yazınca aklıma kurt düştü Ebrucum ya, benimki de dağınıklığını bana böyle yutturyor olmasın :)))

  3. Bu ne şahane bir anne kekleme projesidir böyle! :)) Yazıver bi kenara evlatcığım…
    Diğer taraftan bakarsan da, o eşyalar bir ara toplanacak, garanti. Yoksa proje unutulacak ya da rafa kalkacak.
    Bu arada, ayağını demire gömen anneye geçmişler olsun, o nasıl sızlamıştır kim bilir?

    • Yaaaa:( Bak Ebru zaten içime kurt düşürmüştü, şimdi de sen. Kekeledi mi sıpa acep beni. ama dün gece verimli geçmemiş anlaşılan yerde hiçbir şey yoktu. :)) Nabalım, insanlık adına yiyelim biz bu keki bir müddet.
      Ayak mevzuu ise, offffff, tam başparmak tırnağından beynimi oydu yemin ediyorum. Çok özledim bir de. bir kaçarım Cuma’lardan birinde ben sana .

    • hahaha :)) yok anacım, Bunların bir taktiği de bizim bu duyarlılığımızı sömürmek. Kullanıyorlar resmen bizi be :))

  4. ben olaya başka bir noktadan bakıp, “evet, büyüdüler valla” deyip ağlamak istegi icindeyim sevgili elektram.
    janjani op benim icin bu arada. guzel ikna etmis seni 🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: