KAR!

77cdc8eca1d011e1abd612313810100a_7

Dün sabah okula vardığımda gülmüştüm meteorolojiye.
pırıl pırıl bir güneş vardı tepemizde.
twitterda dolandım kahvaltı ederken.
birbiri ardına kar haberleri gelmeye başladı kentin değişik bölgelerindeki twitdaşlardan.
içim daraldı kıskançlıktan billa.
kente kar düşüyor ve elektra güneşe bakıyor.
birinci dersim doluydu..
girdim güzel güzel dersimi anlattım çıktım.
2. ders boş.
günde iki ile sınırlı olan sigara hakkımın birincisini kullanmak üzere dışarı çıktım.
tam ortalarındayken molamın bir kara bulut kütlesi geldi tepemize ki, uzansam dokunacakmışım kadar gök yerde.
gülümsedim tabii ben.
bırakır mı kendinden mahrum beni bunca aşıkken ben ona.
3. derse girdiğimde, sınıfın kalın perdeleri kapalıydı.
bir önceki derste tahtada sunum yapmış örtmen arkadaş. elleşmedim vakit kaybetmeyeyim onları açmakla. bunu çok açtınız örtmenim, bunu az açtınız örtmenim bizim okulun en popüler ders kaynatma şeysi. konumda da geriyim, açtım ışığı, dersimi anlatıyorum. -bu arada bizim okulun gençleri sürekli perde kapalı tahtaya bakarak öğrenme formuna evirttirildiğinden bir garipler. tenlerine güneç ışığı değdi mi inlemeye falan başlıyorlar. yazık be- neyse, dersin ortasında sıkıldım bu yapay ışıktan. kestim dersi, haydi azıcık hava alalım deyip ışığı kapadım ve perdeyi açtım Kİ…
evet, her yer bembeyazdı.
öyle böyle değil, bileği geçecek kadar bir kar seviyesi yerlerde.
o ders nasıl bitti, ben kendimi nasıl dışarı attım bilmiyorum.
tek hatırladığım palas pandıras çıktığım bahçede çok mutlu olduğumdu.
58660_10151546414930101_1196778264_n
velhasıl blog, kar yağdı.
hala yağıyor.
kardan adam yapabilecek kadar değil, tamam.
ama kardan tatil de yaptım mı kendime?
yaptım.
bu sabah uyandığımda ilk işim televizyonu açmak oldu.
alt yazı beklediğim şeyi tam da ben açtığım anda bırakıverdi önüme.
tatil.
kahve içiyorum şimdi.
bilgisayar kucağımda.
mutfakta yeni kaynattığım tarhana çorbasının kokusu .
sıpa içeride, arkadaşlarıyla reyd mi ne ondan yapıp yine düşman peşinde dolanıyor bağıra çağıra.
kulaklığımı taktım, şunu dinliyorum.

Elektra herkese mutlu günler diler.

Reklamlar

KAR!” üzerine 8 düşünce

  1. Bu nasıl imrenilesi bir yazı olmuş. Ha bir de evden açtığımda sayfana yorum gönderememek gibi bir sıkıntım baş gösterdi:( Sanırım yine wordpress yüzünden işyerinde kayıt yapmıştım:)
    Ankara şuan nasıl soğuk anlatamam gece boyu okul kapanır mı diye bekledim ıh olmadı. Oğluş ankaranın taa bir başka köşesine gidiyor diye.
    Tatiliniz bol olsun desem hayat fazla mı sıkıntı çıkarır bilemedim ama olsun yine de sıkıntısızca sıcak çorbalarla ohhh miss.

  2. Sayın abim sen vali bugün de twit at tatil diye :))) e yarın da mercimek çorbası ve kardan adam yapayım bari ben. Sevgiler…

  3. Ah Ebru, biz İstanbul’lular biraz şımarık biraz mızmız kız ve erkek kardeşleri gibiyiz bu yurdun. yağmur yağar bıdırdanırız kar yağar bıdırdanırız tatil olur niye oldu gerekmiyordu diye tatil olmaz ölelim mi yani yollarda diye 😀 ama bu İstanbul bizi mahvediyor. çok geliyoruz artık ona, karı yağmuru bahane edip bizden kurtulmaya çalışıyor. bu kadar edebi edebi n’apmaya çalışıyorum? Ankara’dan özür diliyorum 😀 Size de olsun, lütfen.
    Wordpress’le ısınamadık birbirimize. ama başka bir yer aramaya da halim yok. neden böyle üzüyor bizleri ben de çözebilmiş değilim. yine de güçlükleri aşıp ses vermeni seviyorum.
    İyi ol, iyi kal. Sevgiler.

  4. Gözümün önünde kare kare canlandırdım anlattığın her cümleyi Elektracığım, ne kadar başarılı oldum bilemem artık;p Ama kar sana yarıyor, ondan eminim;)
    Ara vermiştim sevdiğim bloglara bakmaya, iyi geldi böyle keyifli bir yazıyı okumak. Seni okurken, neşenin hiç eksilmemesini diliyorum, cıvıl cıvıl Elektra yazıları okumak çok güzel. Geç de olsa, mutlu günler, haftalar diliyorum ben de sana, çok sevgiler.

  5. ne canlandıysa odur be justine :)) Kar , yağmur , soğuk bana yarar. Sıcakta bildiğin hırtlaşırım. Cıvıl cıvıl elektra. ne güzel. keşke olsam her zaman. olmadığımda yazmıyorum sanırım. ondan hep böyle. 🙂 Blog yazmak bile azalmışken okumak ne kadar değerli birbirimizin yazılarını. bende de aynısı oluyor, bir müddet hiç bakmıyorum, sonra özleyerek tıklıyorum bir bir sevdiklerimi. yorum yazmada bazen tembellik etsem de, sağ ve esen olduklarını görmek yetiyor. İşte böyle Justine, Sevgiler çok.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: