6 günlük bir tatilin son günü bari silkeleneyim diye açtım blogumu.
fena tembeldim bu tatil bayramında.
yarın nasıl işe gider bu elektra bilmiyorum.
ha gider de işten hayır gelir mi onu hiç bilmiyorum.
ilkokul öğretmeni olsaydım keşke.
“haydi çocuklar, herkes sırasıyla bayramda neler yaptığını anlatsın bakalım” konusuyla yumuşak bir geçiş yapardım tatilden işe.
– söylemiş miydim bilmem. okulda nasıl da dersi kaynattığınızın anılarıyla hala eğlenenlerdenseniz, size kötü bir haberim var: dersi öğrenci değil öğretmen kaynatır. canı isterse yani .-
neyse, yarına ders kaynatmam olanaksız, haftaya yazılı yapacağım, bitirmem gereken konu var.
e he, çok sıkıcıyım valla.
ne yaptık efenim bu tatilde? fena, hiçbir şey yapmadık.
yani yaptık da genelde evin sınırları içinde yapılacak şeyleri tercih ettik diyelim.
çiğdem çekirdek ailemizin tüm! – 3,sadece üç kişi- fertleri olarak arada birbirimize sevgi gösterileri yapma inceliğini unutmadan kendi köşelerimize çekilip ne yapmak istiyorsak onu yaptık.
sıpa çok özlediği online oyunlarına döndü. – arkadaşlarıyla skype üzerinden toplanıp reyd mi ne dedikleri fantastik kahramanlarla dolu bir savaşa daldıklarında biz anne baba olarak kocaman gözlerle birbirimize bakıp konuşulanları anlamaya çalışıyoruz, apayrı bir dilleri var, çözemedik hala. ama duyan mars’taki uzay aracını yönettiklerini rahatlıkla düşünebilir. Bir de çoğunu çocukluklarından beri tanıdığımız, sıpamız dahil diğer nasa elemanlarının koca boru seslerini duymak da gözlerimizi kocaman kocaman açmamızın nedeni olabilir tabii-
Hakan Cnbc-e’nin challenge tadında üstüste verdiği dizileri izleyerek bundan sonra hangisine devam etmesi gerektiğine karar verdi.
elektra?
filmdir, dizidir, birikmiş ütüdür, yapmayı özlediği ıvır zıvır yemektir, kitaptır, yazlık kışlık kaldırmak kotarmaktır allah ne verdiyse yaptı efendim elektra kişisi de.
ama öyle bir geniş geniş yaptı ki bunları, hiiiç yorulmadı.
bu sene bir karar aldım, gün içinde bilinçli olarak kendime “yavaş!” komutu veriyorum. yerken, yürürken, soru yazar, çözerken, okulda bir yerden bir yere giderken, alışverişte, öylesine gezerken sokakta bile vsvsvs…bu alışkanlığı geliştirince fark ediyor insan ne kadar hızlı olmaya çalışıp gerildiğini gün içinde. oysa en fazla 5-10 dakika falan kazandırıyor bu hız insana bir günde. neler götürdüğünü konuşmaya gerek yok di mi?
neyse , işte bir sürü iş yapıp yorulmamanın sırrını şu yaşımda keşfetmiş bir elektra olduğumdan, bir sürü şey yaptım, ama yorulmadım.
yavaş! yavaş!
bu komutu bir yere kaydedin bence.
% 100 çalışıyor, güvenin bana 🙂
nyetimiz aslında Bursa’ya babamların yanına gitmekti bu bayram için.
ama babam geçen hafta rahatsızlanıp hastaneye yatınca bayramdan önce apar topar Bursa’ya gidip dönmek zorunda kaldığımızdan bir kez daha gitmedik yanlarına. Tersine babamlar da razı olmadı, yorulmayın bir daha dediler. oh, içimiz rahat bir 6 gün evimize kapanabildik.
Bu arada geçen yazıdaki at yarışlarına gidip piknik yaparken para kazanma işini aradan çıkarma hayallerimiz de o haftasonu Bursa’da olduğumuz için yattı.
bir başka haftasonunda zengin olurum artık dedim, nabayım. Babacım iyi olsun da.
şimdi bu ne anlattığı hiç belli olmayan, zaten bir haltta anlatmayan yazıyı bitireyim artık ben.
tatilin son günü kıyağı yapıp kendime, pizza sipariş ettim çekirdek ailem için. onca yemek yapıp yüzlerinde pizza yiyeceğimizi duyduklarındaki ışıltıyı göremiyor olmama bozulduğumu hiç çaktırmadım onlara.
yarın kereviz pişirip intikam alırım artık onlardan.
ah, bari Pizza da yeni takıntımın Pizza Bulls olduğunu yazayım da okuyan olursa yazının bir faydası olsun. Bir deneyin derim ben, pizzaları çok lezzetli. Hele bir Ali Baba’ları var kavurmalı, gayet parmak yedirmeli.
haydi hepinizin geçmiş tatilini tebrik eder, öperim.

Reklamlar

” üzerine 8 düşünce

  1. Çok güzel;)

    Şimdi sıcacık çayımı yudumluyorum, az önce tavlada Poliş’i kim bilir kaçıncı kez yendim, eh üzerine de yazını okudum, her şey çok güzel olur elbette;)
    Hiç oyalanmadan kereviz pek lezzetli bir şeydir diyeyim de sana destek çıkayım, ben severim kerevizi, ama Elektracığım, pizza da candır yani, ne yapsak boş;p
    Hangi diziyi izlemeye karar verdi Hakan, ben de dizi seçmeye çalışıyorum son günlerde, öyle çok seçenek var ki karar veremiyorum.
    Pizza Bulls’a hemen baktım fakat İzmir’de şubesi yok sanırım, heveslenmiştim farklı bir seçenek diye, ama olmadı.

    “Yavaş!” komutunu kaydettim (ki bu aralar ‘zaten’ yavaşım;p), uygulayacağım inşallah;)

    Ben de öpüyorum seni, çok sevgiler, bir de bu güzel, enerji dolu, keyifli yazı için teşekkürler.

  2. 🙂 Tavla oynamayı çok özledim. şöyle esaslı bir rakiple hırslana hırslana. Bu gece çay içmedim Justine ben, özellikle içmedim, zira şaşan uyku düzenimi nasıl toparlayacağıma dair ciddi kaygılıyım. 6 gün nasıl da yetiyor alışkanlıkları değiştirmeye. geç yatıp geç kalktım pek keyifliydi de, yarın nasıl uyanacağım bilmiyorum. saati 6:00’ya kurarken bir titreyeceğim kesin birazdan. 🙂 Kerevizi ben çok severim. bütün sebzeleri severim de, kereviz pişirdiğim gün ellerimi koklarım boyna. nasıl baharatlı bir sebze , nasıl güzel kokuyor. Kuru değil taze soğan koyarım un da kavururum bol limon suyu. allaaam, ağzım sulandı. terbiyesini de unutmamak lazım. Hakan Newsroom da karar kıldı. adam eski televizyon muhabiri. aksini düşünmek yanlış 😀 içi gide gide izledi bir şöyle zeki televizyoncularla çalışmadım diye. Demek Pizza Bulls İzmir de yok. 😦 E istanbula gelince denersin sen de Justine 😀 Komutu unutma, günde 6-7 kez dene, sonra bir iç mekanizma oturuyor zaten. Bir de ben teşekkür ederim , sevgiler 😀

  3. aman bana da pek zor geliyor yarın okula başlayacak olmak ve evet, benim de ders kaynatma lüksüm yok, haftaya sınav yapmam gerek zira 😦
    neyse, yine de pek güzeldi tatil, hayat tatil olsa ne şahane olacak değil mi elektram?

    • çok zordu hakketten Şulem, Şu saat oldu ben daha yeni sildim aklımdan ‘dün bu zamanlar…’la başlayan provakatif cümlecikleri 😀 3 de ders anlattım, mis. Bitti de gitti. artık yine sabah 8 akşam 5 tarikatının bahtsız müritleri olduğunun bilincinde bir çalışanım :)) Sırada ne var? hah, en yakın yılbaşı di mi? Öperim çok.

  4. Ben sabah işe gittiğimden kısmen atmış haldeyim tatil rehavetini. Çok geçmiş olsun acil şifalar dilerim bir an önce sağlığına kavuşsun baban.
    Yazın bence çok keyifli aslında bana hepsi öyle geliyor. Kafam mı iyi:)) yok yok yazılar çok iyi.
    cnbc-e dizileri bizde de durmaksızın devam etti.güzeldi ama of yine tatil olsa hep tatil olsaa.

    • Teşekkür ederim Ebrucum :)) Babam iyi, belirgin bir hastalıktan ziyade tansiyon du şeker di gibi vücuda yaşlılıkla eklenen defolar işte. Rejim mejim uyduğu sürece sıkıntısı yok da, boğazına düşkü olması sıkıntı yaratıyor bazen. Demek bizden önce başladın işe sen. Senin sektör de fena ya hu benim eski dershane sektörü gibi. 😦 Ben dizileri tv’den izleyemiyorum artık. Fena dadandım internetten izlemeye, takip ettiğim dizilerin hepsi eski, yeni dizi arıyroum bulamıyorum ben de. Ve yine teşekkür ederim yazılarımla ilgili güzel yorumuna . Sevgiler 🙂

  5. herşeyden önce babaya çok geçmiş olsun. dilerim şimdi herşey yolundadır…

    yazdığın pek çok şey o kadar tanıdık ki… sadece bizim oğlan biraz daha büyük; kendi dünyasına çekilmeyi tercih ediyor bazen. bir de ortada sürekli konuşan bir kızımız var bizim. kendi dünyalarımıza çekilmemize kolay kolay izin vermeyen. sabah defalarca öpüşüp koklaştık, ikimiz için de ayrılmak zor oldu 😦

    biz de sakin bir tatil geçirdik. bir kaç misafir ağırlama operasyonu dışında, tembellik yaptım. dün akşam evde hamburger partisi yaptık biz de. ekmek dışında herşeyi kendimiz hazırladık ve herkes kendi hamburgerini yarattı… aynen sizin ev gibi, bu tarz yemekler bizde de daha büyük bir heyecan yaratıyor ne yazık ki 😦

    son gün burgaz’a gittik… tatilin en güzel günü oldu.

    şimdi ofisteyim; çok iş var ve bugün zor geçecek…

    • Şuleye de yazdım ya, ben sabah biraz dirensem de atlattım gibi işte. birazdan zil çalacak, nöbetim var bir de bugün okulda, koridorda topuk üstü tak tak geziyorum, çok eğlenceli 🙂 Benim sıpanın seninkilerin arasında bir yaşta olduğunu çıkarmıştım blogundan okuduğum kadarıyla. ama kız çocukların enerjisi tanıdık olmadığım bir şey anne olarak. Sebze sevmiyor benim evin erkek nüfusu, etçiler fena. ama ben yine de otoriter davranıyorum bu konuda onara karşı. Babam da iyi, dikkat etmesi gerek kendine işte, yapacak bir şey yok :))) Evler aynı dertler aynı, tatil şahane . :)) Sevgiler Zelda, kolay gelsin.

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: