BAŞKA TÜRLÜ BİR ŞEY BENİM İSTEDİĞİM

Dün bir sürü gencin enerjisini yüklendiğim için hem tatlı bir yorgunluk ama hem de biraz iç sıkıntısı ile dolu geçti.
malum, üniversite sınav sonuçları açıklandı.
sevinen, sevinmeyen, yetinen, yetinmeyen bir sürü gençle geçti günüm.
öğrencilerim dışında sevdiğim insanların çocuklarının sonuçları,kimine onunla sevinme kimine onunla üzülme.
düşünün, çocuğunuz,kardeşiniz, kuzeniniz, yeğeniniz falan varsa, siz sadece onun için yani bir kişilik bu bekleme sürecini yaşadıysanız ne kadar da gerilimli, duygudan duyguya savrulmalı olduğunu biliyorsunuzdur. ve ne kadar yorucu.
ben kaç tane gencin enerjisini üstüme aldığımdan aynı anda, dayak yemiş gibi de olabiliyorum gün bittiğinde.
neyse işte, öyle.
onca iş olduğu içinde sosyal medya bağlantılarından uzak kaldım dün biraz. sonra akşamüstü oldu, eve gittim,oğlumla sohbet ettim, sakinledim, kahve yaptım kendime, balkona çıktım. çıkmadan yine kuşlara “ben geliyorum, artık başka balkona gidebilir misiniz? teşekkürler!” dedim, bilgisayarımı açtım, twitter’a girdim ve işte yukarıdaki haberi aldım.
çok utandım yine.
ben böyle şeyler duyunca, görünce utanıyorum önce, kızmak sonra gelişiyor. adeta “kızmalıyım onlara” deyip kızgınlığı ben davet ediyorum.
öncesinde anma töreninde yapılan şaraplı anma eyleminin belediye başkanı tarafından kınanması falan da sıkıcıydı. bir yandan da o şarapları dökenlere de kızıyorum. böyle bir malzeme verme lüksü yok bu sıra olup bitenin farkında olan insanların bu muhafazakarlaşan toplumun eline. neyse, onlar bunu düşünemiyorsa onların bileceği iş tabii.
ama yani, mezar kırmak falan ne oluyor ya?
bu toplumun değerlerinin çivisi çıktı değil, artık değer meğer kalmadı bence. arapsaçı.
şaraba kızdıysan, muhafazakarsındır.
muhafazakarsan mezara saygı değerlerin arasındadır.
eee, mezar kırdığında sen neyi temsil etmiş oluyorsun ki şimdi?

yani, akıl alır işler değil.

neyse işte, ama güzel kırmışlar di mi?. Can baba ölümsüz olmuş bir kez daha:)

başka türlü bir şey benim istediğim
ne ağaca benzer, ne de buluta
burası gibi değil gideceğim memleket
denizi ayrı deniz,
havası ayrı hava..

bir başka yolculuk dalından düşmek yere
yaşadığından uzun

bir tatlı yolculuk dalından inmek yere
ağacın yüksekliğince
dalın yüksekliğince rüzgarda
ve bir yeni ömür
vardığın çimen yeşilliğince

nerde gördüklerim
nerde o beklediğim
rengi başka
tadı başka…

yukarıdaki fotoğraf “şuradan”

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: